Tekrarlayan Düşükler

Sebebi açıklanamayan kısırlık durumunda en çok rastlanan olgu, tekrarlayan düşüklerdir. Tekrarlayan düşükler, 2- 3 seferden daha fazla görülen 20 haftadan önce veya 500 gram ağırlığında olan bebek kaybına denmektedir. İki tip tekrarlayan düşük vardır: 12 haftaya kadar olan düşükler erken düşük olarak adlandırılırken, 12- 20 hafta arası olan düşükler geç düşük olarak tanımlanmaktadır.
Tekrarlayan düşükler günümüzde çiftlerin %1’ini etkileyen bir problemdir. Çeşitli faktörlerden kaynaklı meydana gelebildiği gibi genellikle tekrarlayan düşükler altında yatan ana neden bulunamamaktadır.

Hangi Faktörler Tekrarlayan Düşüklere Neden Olabilir?

Tekrarlayan düşükler altında bilinmeyen kadar bilinen nedenler de yatabilir. Bunların arasında ilk olarak bebekte genetik anormallik olması en sık rastlanan durumdur. Bebekte genetik anormallik oluşması için anne ve baba adayının herhangi bir genetik probleme sahip olması gerekmemektedir. Yaşla beraber azalan yumurta kalitesi ve sperm kalitesi bu duruma sebep olabilmektedir. Özellikle erken düşük nedenleri arasında en sık karşılaşılan neden yaşa bağlı gelişen düşükler olmaktadır. Düşen bebek üzerinde genetik analizler gerçekleştirilerek karyotipi belirlenebilir. Bu sayede genetik etkenlerden kaynaklı olup olmadığı kesin bir şekilde tespit edilebilir. Bu gibi durumlarda bir sonraki gebelikte başarılı olma ihtimali daha yüksektir.

Anne ve babada genetik problem olduğu için de tekrarlayan düşükler gelişebilmektedir. Bu durum PGD yöntemi ile çözümlenebilmektedir. Tüp bebek tedavisine ek olarak geliştirilen bu yöntem sayesinde genetik problemi olmayan bir embriyo seçilebilir. Bu yöntem için yumurta ve sperm sayı ve kalitesinin büyük bir önemi olmaktadır. 

Bir diğer faktör ise rahim anomalileridir. Rahim şeklindeki düzensizlikler veya geçirilmiş enfeksiyonlara bağlı olarak rahim içinde yapışmalar meydana gelmesi de düşüklere neden olabilmektedir. Bunların yanı sıra kan pıhtılaşma sorunu da bir diğer sebep olabilmektedir. Kan pıhtılaşma enzimlerindeki düzensizliklere bağlı olarak bebeğe kan ulaşımı gerçekleşemeyebilir. Bu da embriyonun oksijensiz kalmasına sebep olarak embriyonun düşmesine neden olur.

Hormon problemleri de düşük nedenleri arasında yer almaktadır. Bu oran %10 oranındadır. Progesteron eksikliğine bağlı olarak rahim duvarının beslenememesi halinde düşükler gerçekleşebilmektedir. Tam tersi bir durumda ise süt hormonunun fazla olmasından kaynaklı da bu durumlar ile karşılaşılabilir. Şeker hastalığı, tiroid düzensizlikleri, yüksek LH, insülin direnci de hormonsal düşük nedenleri arasında yer almaktadır.

Tekrarlayan Düşükler Tedavi Edilebilir Mi?

Düşüklerin önüne geçilebilmesi için detaylı bir tarama yapılarak soruna sebep olan ana neden bulunmaya çalışılır. Gerekli klinik ve radyolojik incelemeler ardından ana nedeninin saptanıp saptanamaması değerlendirilir. Saptandığı takdirde ana soruna yönelik bir tedavi uygulanmalıdır. Tedavi sonucunda genellikle kişiler bebek sahibi olabilmektedir. Nedeni bulunamadığı takdirde öncelikle çiftlere psikolojik destek almaları önerilir. Bu konuya dayalı olarak stres faktörünün azaltılması hedeflenir. Sigara alkol tüketimi varsa bunlardan uzak durulması, sağlıklı beslenilen ve egzersiz uygulanan bir hayat şekline geçilmesi önerilir. Yaşı 35 ve altında bulunan, yumurta sayısı ve kapasitesi sağlıklı olan kadınlarda 1- 3 yıl kadar daha doğal yöntemler ile hamile kalmayı denemesi önerilmektedir. Aksi bir durumda veya yaşı 35’in üzerinde olan kadınlarda ise vakit kaybetmeden aşılama yöntemi veya tüp bebek tedavisi olmaları önerilmektedir.